Bu Yazıyı Yazdır

"TÜRKİYE VE TÜRK İNSANI BUDUR"
Askerlik yapamadığı için tutuklanma endişesiyle 42 yıldır Türkiye’ye gelemeyen Ermeni asıllı Türk vatandaşı doktor, yıllar sonra İstanbul’a geldi. Almanya’da yaşayan 1952 İstanbul doğumlu, Ermeni asıllı Türk ve Alman vatandaşı Ara Abahuni, 12 yaşındayken gittiği yurtdışından 42 yıl sonra İstanbul’a tek başına geldi. Abahuni, İstanbul’da özlem duyduğu ve merak ettiği yerleri gezdi. Abahuni; “Atatürk Havalimanı’na inince de ayrı bir şaşırdım. Yıllar önce ayrıldığım havalimanını tanıyamadım. O zaman günde sadece birkaç uçak kalkardı. Şimdi ise her yer uçak, yolcu dolu.” dedi. Dedesinin, babasının ve kızının da kendisi gibi doktor olduğunu aktaran Abahuni, dedesinin muayenehanesinin olduğu Kumkapı’yı gezdiğini belirtti. Annesiyle 7-8 yaşlarındayken gittiği Vefa Bozacısına, 50 yılın ardından tekrar uğradı. Çocukluğunun geçtiği Bomonti’yi, okuduğu ilkokulu, Karaköy’ü gezdiğini, İstiklâl Caddesi’nde çocukluğundan sonra ilk defa yürüdüğünü dile getirdi. Abahuni, yarım asır sonra hayallerinin gerçekleştiğini belirterek, şunları kaydetti: “Kapalıçarşı’yı, Dolma-bahçe Sarayı’nı görmek istiyorum. Bana, “İstanbul’da mutlaka Dolmabahçe Sarayı’na git!’ dediler. Sultanahmet Câmisi, Ayasofya, Topkapı Sarayı’nı gezmek istiyorum. Dünyanın en güzel şehri İstanbul. Mutlaka eşimle de tekrar İstanbul’a gelmek istiyorum. Bu sefer tek başına geldim. Türkiye özlemini eşimin yaptığı Türk yemekleriyle ve kartpostallarla gideriyordum. Türklerde insanlık, sevgi var. Bu sevgi, insanlık kaybolmaz çünkü Türklerin içinde var. Muayenehanemde çalışan iki Alman kız var. Türkiye’ye en az 50-60 kere geldiler. Her geldiklerinde de Türkiye’yi anlatıyorlardı. İşte o zaman içim parça parça oluyordu. Yıllarca Türkiye’ye geçemediğimden İspanyol Adaları’na, Portekiz’e tatile gittik. Bu yaz ailemle Türkiye’ye geleceğiz...” Son söz; Ey Almanya, ey ABD ve Türk düşmanlığı yapan dünyadaki diğer ülkeler kıskançlığınızdan vaz geçin, kafanızı kumdan çıkarın ve görün artık, Türkiye’deki değişim, Türk insanı ve Türkiye budur! Bayram Ali KAVALCI

Bu Yazıyı Yazdır