Fırtına Gazetesi
Fırtına Gazetesi
Fırtına Gazetesi
  • “21.11.2017 Fırtına Gazetesi”
    “21.11.2017 Fırtına Gazetesi”
  • “20.11.2017 Fırtına Gazetesi”
    “20.11.2017 Fırtına Gazetesi”
  • “18.11.2017 Fırtına Gazetesi”
    “18.11.2017 Fırtına Gazetesi”
  • “17.11.2017 Fırtına Gazetesi”
    “17.11.2017 Fırtına Gazetesi”
  • “16.11.2017 Fırtına Gazetesi”
    “16.11.2017 Fırtına Gazetesi”
  • “15.11.2017 Fırtına Gazetesi”
    “15.11.2017 Fırtına Gazetesi”
  • “14.11.2017 Fırtına Gazetesi”
    “14.11.2017 Fırtına Gazetesi”
  • “13.11.2017 Fırtına Gazetesi”
    “13.11.2017 Fırtına Gazetesi”
  • “11.11.2017 Fırtına Gazetesi”
    “11.11.2017 Fırtına Gazetesi”
  • “10.11.2017 Fırtına Gazetesi”
    “10.11.2017 Fırtına Gazetesi”
Fırtına Gazetesi
12 bin yeni personel alımı yapılacak
12 bin yeni personel alımı yapılacak

Meclis’ten geçen torba yasa ile...

“Koray Aydın’a Rize’den Bir soru”
“Koray Aydın’a Rize’den Bir soru”

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan...

RİZELİ DE ÇARE TÜKENMEZ
RİZELİ DE ÇARE TÜKENMEZ

Rize’nin Kalkandere İlçesi Hüseyinhoca Köyü’nde...

“Rizeli’nin Zekası Gene Yapacağını Yaptı”
“Rizeli’nin Zekası Gene Yapacağını Yaptı”

Rize’nin Aktaş Köyünde yaşayan Erkan...

“Biz Dava İçin Çalışırken Sen CHP’ye Oy Topluyordun”
“Biz Dava İçin Çalışırken Sen CHP’ye Oy Topluyordun”

Milliyetçi Hareket Partisi Eski Merkez...

Elit Spa Rize’de açıldı
Elit Spa Rize’de açıldı

Rize belediyesi arkası, Kaçkar otel...

Devlet Bahçeliye Açık Mektup
Devlet Bahçeliye Açık Mektup

Milliyetçi Hareket Partisi’ne gönül veren...

Apple’ın efsane cihazı artık üretilmeyecek…
Apple’ın efsane cihazı artık üretilmeyecek…

Apple’ın efsane cihazı artık üretilmeyecek…...

Rize’nin Gelinine Sahip Çıkacağız
Rize’nin Gelinine Sahip Çıkacağız

Milliyetçi Hareket Partisi Rize Eski...

“DİŞİ ATMACALARIMIZIN SIRADAKİ RAKİBİ PORTEKİZ”
“DİŞİ ATMACALARIMIZIN SIRADAKİ RAKİBİ PORTEKİZ”

Bayanlar Hentbol Süper Ligindeki gururumuz...

izlendi
TIKLA iZLE

“Asayiş Uygulamaları Hız Kesmeden Devam Ediyor”
“Asayiş Uygulamaları Hız Kesmeden Devam Ediyor”

Rize Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekiplerle,...

izlendi
TIKLA iZLE

“RİZE’DE SOKAK HAYVANLARI MERKEZİ’NİN İNŞASINA BAŞLANILDI”
“RİZE’DE SOKAK HAYVANLARI MERKEZİ’NİN İNŞASINA BAŞLANILDI”

Rize Belediyesi şehirdeki sokak hayvanlarının...

izlendi
TIKLA iZLE

“MEVLİT KANDİLLERİ BAŞLIYOR”
“MEVLİT KANDİLLERİ BAŞLIYOR”

Sizlere öncelikle mevlit okumanın faydalarını,...

izlendi
TIKLA iZLE

“İSLAMAFOBİ KARŞISINDA TÜRKİYE’NİN DİK DURUŞU”
“İSLAMAFOBİ KARŞISINDA TÜRKİYE’NİN DİK DURUŞU”

Rize Belediyesi tarafından Doç. Dr....

izlendi
TIKLA iZLE

“Kendirli Belediyespor 3 Puanı 4 Golle Aldı”
“Kendirli Belediyespor 3 Puanı 4 Golle Aldı”

Maçtan önce, önceki gün vefat...

izlendi
TIKLA iZLE

“TC. RİZE  İCRA DAİRESİ”
“TC. RİZE İCRA DAİRESİ”

TC. RİZE İCRA DAİRESİ ESAS...

izlendi
TIKLA iZLE

Fırtına Gazetesi
   
En Çok İzlenen Videolar

“Tarımın geleceği ORGANOMİNERALLE ŞEKİLLENECEK”

“Tarımın geleceği ORGANOMİNERALLE ŞEKİLLENECEK”
Çarşıbaşı’nda Ziraat Odası Meclis Üyelerine ve muhtarlara konuşan Yener tarım ve fındığın geleceğini anlattı Tarımın geleceği ORGANOMİNERALLE ŞEKİLLENECEK Türk tarımının kimyasal gübreyle hastalandığını, toprağın verimsizleştiğini ve suyun kirlendiğini kaydeden Yener,...
14 Kasım 2017 08:00
Font1 Font2 Font3 Font4
Share Button

Çarşıbaşı’nda Ziraat Odası Meclis Üyelerine ve muhtarlara konuşan Yener tarım ve fındığın geleceğini anlattı

Tarımın geleceği ORGANOMİNERALLE ŞEKİLLENECEK

Türk tarımının kimyasal gübreyle hastalandığını, toprağın verimsizleştiğini ve suyun kirlendiğini kaydeden Yener, “Kimyasal gübre her sektörde yasaklanacak. Organik gübre beklentilere hem verim hem yeterlilik anlamında cevap veremeyecek. Tarımın geleceği organomineral gübre ile şekillenecek” dedi.

Değerli oda başkanları… Meclis üyeleri ve kıymetli muhtarlarımız… Hükümet artık kimyasal gübreyi yasaklıyor. Türkiye şimdi tarımda geleceğini konuşuyor. Daha doğrusu organik gübreyi konuşuyor. Organik gübre nedir? Nerede kullanılabilir? Nasıl sonuçlar alınır? Bugün bunları konuşacağız. Ve tabii ki fındığı…

Çaydaki gübre yasakları yarın fındıkta da olacak. Organik gübre konuşulacak. Organik gübre denilince çok çeşitleri var. Günümüzde solucan gübresi ya da toprak düzenleyici gübreler var. Ancak, bitki beslemede bitkinin ihtiyacı olan bazı materyalleri eksik verdiğinizde verim düşüyor. Organik gübreleme ile fındık ve çay da bunu tam olarak karşılayamıyorsunuz. Sebzede sorun yok. Tamamıyla hayvan kemresini kullanabilirsiniz. Bu da bir organik gübre bilindiği üzere… Bununla güzel sonuçlar alabilirsiniz ama endüstri bitkilerinde (patates, ayçiçeği, fındık, çay, mısır, buğday) tamamıyla organik gübreye geçilemez. İstediğiniz sonucu alamazsınız. Sadece bu kadar değil. Yeteri kadar organik gübre de bulamazsınız.

Hep söyleniyor ya ‘Dünya komple organik tarıma geçerse ne olur?’ Dünya nüfusu şuan 7 milyarı aştı gidiyor. 2050 yılında 9 milyarı bulacak. Herhangi bir salgın hastalık olmadığı, üçüncü dünya savaşı çıkmadığı sürece bu rakamı geçeceği tahmin ediliyor. 9 milyar ile insan beslenmesinin önemi de artıyor. Bir taraftan nüfus artıyor ama tarım alanları sınırlı kalıyor. Bunu nasıl aşacak insanoğlu? İşte insanoğlun kimyasal gübreleri endüstri bitkilerinde kullanarak bunun verimini artırma çabaları ve önüne geçme çabaları var. Toprağın ve suyun kirlenmesine rağmen… Bilinen teknoloji ile yeni bir şey bulunmazsa, yeni birşey üretilemezse eğer, bu kimyasal gübreler tamamıyla yerini koruyacak. Ama üretildi. Şükür ki üretildi.

KİMYASAL KARŞISINDA TEK ÇARE ORGANOMİNERAL

İşte bizim asıl farkındalık yaratmak istediğimiz konu bu: Piyasada aşırı kimyasal gübre kullanımına karşı yeni bir gübre icat edildi. Onun adı da organomineral gübredir. Bilinirliği az. Hani yoldan geçen birine sorsanız pek bir şey söyleyemez. Bizim yapmaya çalıştığımız öyle güzel bir şey ki. Amaç şu: ‘Bitkiler verimlerini korusun, üreticiler ürünlerini satsın, insan sağlığında herhangi bir negatif etki yaşanmasın.’ Daha önemlisi toprağın bozulan dengesini koruyup toprak ıslahı yapalım. Bunların hepsine cevap olarak şuanda organomineral gübreler var. Bunlar kimyasal gübrelerle organik gübrelerin karışımından oluşan gübrelerdir. Yarı

organikte, yarı kimyasal da diyebiliriz bu gübre çeşitlerine. Ve tüm sorulara cevap veren bir şey bu… Şuanda, Türkiye’nin gübre tüketimi hızla artarak 6 milyon tonun üzerine çıktı. Bu piyasaya göre 500 bin ton azalır veya artar. Bu 6 milyon tonluk gübre 5 ila 10 yıl içinde yerini organomineral dediğimiz bu gübrelere bırakacak. Neden bırakacak? Bu dengesizlik sebebiyle bırakacak. Ama bu değişim hemen olmuyor. Deseniz bugün ki işte size 6 milyon ton kimyasal gübre yerine 6 milyon ton organomineral gübre… Buyurun yok! Karşılığı yok! Bunun için fabrikaların buna göre organize edilmesi, buna göre yetecek maddenin bulunup, üretilip bu fabrikalara verilip tedavinin yapılması gerekecek. Bu çok büyük bir organizasyon… Hemen geçtik diye bir karar alınsa bile bu günlere dönemezsiniz. O sürecin içindeyiz şuanda.

FINDIĞIN GELECEĞİ DE ORGANOMİNERALLE ŞEKİLLENECEK

Bu olayın tamamlanmasından müteakip fındıkta monopol bir ürün. Ve fındıkta da bu işin geçişi çay gibi kolay olacaktır. Şimdi düşünün bir buğday dendiğinde Tekirdağ da buğday, Amasya’da da buğday var. Daha geniş bir coğrafyayı kapsayan bir üründen bahsediyoruz. Buradaki geçiş süreci daha uzun olacaktır. Ama fındıkta kullanılan iki gübre var. Burada böyle olacaktır ve burası da izole bir bölge. Model alınabilecek bir bölge. Kime sorsanız bu işe nereden başlanması gerekir sorusuna vereceği cevap önce çay olacaktı. İkincisi de fındık olacaktı. Bu sene biliyorum fındıktan söz ediyoruz fındık üreticisinin yüzü de çok gülmüyor. Malum fiyatlar ortada. Türkiye’de fındık dediğimiz ürün öyle güzel bir ürün ki. Türkiye’de 25 tane vilayete sürekli gidiyoruz. Ben 25 ilden sorumlu bölge temsilcisiyim. Pek çok üretici ile tanıştık ama sadece fındık üreticisi sürekli şikayet ediyor. Fiyatlar düşük, şu sorun var diyor. Ben onlara şikayet etmeyin diyorum. Anlıyorum onları da… Fındık 8 lira olunca insanın zoruna gidiyor. Maliyetler karşılığında da fındığa sahip çıkmıyoruz. Fındığa şu zamana kadar tam anlamıyla sahip olabilseydik fındık fiyatları bu raddede olmazdı. Bir ürün düşünün yetiştiriyorsunuz. Yılda 3 kez bir araziye gidiyorsunuz ya otu topluyorsunuz ya gübreleme yapıyorsunuz bir de ürünü almak için toplamaya gidiyorsunuz. Bu ürünü alıyorsunuz ve depoya koyduğunuzda aynı çeyrek altın gibi… Paraya ihtiyacınız olduğunda bozdurma şansınızın olduğu harikulade bir ürün. Bana bir ürün söyleyin bu özelliklerde bir ürün var mı diye. Yok! Bekleyebilen, anında paraya çevrilebilen ekonomik değere de sahip olan bir ürün. Ve bu ürünün de dünyadaki yüzde 70 üretimini bu ülke yapıyor. Ama ne yazık ki fındık politikasına şu zamana kadar yön verememişiz. Ne oluyor şu anda değişim devam ediyor. Şu anda dünyanın farklı bölgelerinde fındık üretimi başladı. Biliyoruz ki Gürcistan, Azerbaycan ve İtalya da fındık üretim alanları artırtılıyor. Şu anda fındığın en büyük alıcısı olan firma ‘Ben fındık tedarikimi zamanla Türkiye’den azaltacağım’ açıklamasında bulundu. Zaten bu bizim elimizde olmayan bir süreç, daha da negatife doğru gidiyor.

FINDIKTA FARKINDALIĞA İHTİYAÇ VAR

Bununla birlikte bir farkındalık yaratılsa, fındıkta organomineral ürünlerle fındığa sahip çıkılsa, katma değer katılmış olur. Bunların hepsi önümüzdeki süreçte inşallah yapılacak.

ORGANOMİNERALE MUTLAKA GEÇİLECEK

Anlatmak istediğim bir şey daha var. Bu organomineral dediğimiz gübre bir süreç. Yavaş yavaş buna doğru gidiyoruz. Reklam yapmak istemiyorum ama bir şeyi de bilmenizde fayda var. Bir firma var. Bu firma şöyle bir şey yapıyor. Çöpleri alıyor 100 ton çöpün 75 tonunu ayrıştırıyor. 25 tonu artık geri dönüşüne gömmek durumda. 75 tonunu ayırdığı çöpü yararlı hale getirerek kompost dediğimiz organik gübre yapıyor. Bunu yaparken de kompost aynı turşu yapmak gibi. İçinde gazlar var. Ya da mutfak atıkları gelsin aklımıza. Bu gazları alıyor. O biyo gazdan elektrik üretiliyor ve bunu devlete satıyor. Yarattığı katma değerlere bakın. Biz bunu gömecekken oradan hem gübre hem elektrik alıyoruz. Her gün belediyelerde binlerce ton atık çıkıyor. 50 yıl sonra bu atıklar nereye gidecek? Bu atıkların çevreye de zararları var. Doğal dengeyi bozuyorlar, saymakla bitmeyecek sorunlar var. Böyle bir hizmette yapıyor ve buna karşılık ödül üstüne ödül alıyor. Ne için? Doğaya, çevreye, insana değer kattığı, hayırlı bir iş yaptığı için böyle bir şey var mıymış deniyor. Ve bu firma bu işin dünyadaki en büyük tesisini kuran bir firma. Dünyanın en büyüğü ve Türkiye’de. Ve pek kimse bilmiyor. İlk defa Türkiye’de böyle bir proje olarak başlıyor. Şu anda da elle tutulur, gözle görülür bir hale geliyor. Ve düşünün bundan 20 yıl sonra katı atık alım fabrikalarının sayısında ciddi artış olacak. 20 tane fabrika olduğunu düşünün gelecek 30 yıl içinde, 2050’lerden söz ediyorum. Çok da uzak değil. 20 30 yıl içinde bu tarz fabrikalara çöp sorunu çözülmüş. Elektrik ihtiyacını karşılamış hale gelecek. Sakarya’da bu fabrika. Ben gübre uzmanıyım böyle milli bir servet doğdu. Yaklaşık 6 yıllık toplamda 8 yıllık bir geçmişi var. Bu zamana kadar fabrikalarını yaptılar. Bu işin olacağı görüldü. Döndüler Bilecik’te üç fabrika yaptılar. Beşinci fabrikanın yapımı da İzmir Ödemiş’de devam ediyor. Altıncı fabrika için de Doğu Karadeniz Bölgesinde yapılması düşünülüyor. Aslında bunlar ciddi bir yatırım gerektiren fabrikalar. Yani büyükşehir belediyelerinin bunların altından tek başına kalkmaları imkansız. Özel sektör elini taşın altına koymakla kalmıyor. Toprağımızı ve suyumuzu da kurtarıyor. Üstelik verim düşürmeden. Yani üreticiyi memnuniyetsiz hale düşürmeden. İşte organomineral gübre böyle birşey…

Zahmet edip dinlediğiniz için Esnaf Odaları Başkanıma, Ziraat Odası Başkanıma, Muhtarlar Derneği Başkanıma, Ziraat Odası Meclis Üyelerine ve Çarşıbaşı Muhtarlarına ve tüm fındık üreticilerine teşekkür ediyorum. Bundan sonra daha çok görüşeceğimize inanıyorum.


Bu haberler ilginizi çekebilir!
Yukarı Geri Ana Sayfa